Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle başlattıkları eylem 964 haftadır devam ederken, Galatasaray Meydanı ise 2018’den beri “yasaklı”. 2018 yılında Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine yapılan polis müdahalesi sonucu darp edilerek gözaltına alınan 46 kişi hakkında, 2011 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçundan 2020 yılında dava açıldı.

AJANS65 TV - Mezopotamya Haber Ajansı'nda yer alan habere göre, İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi avukatlar, polisin fiziki şiddetine maruz kalarak gözaltına alınan kayıp yakını Maside Ocak ve İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri için hem “kötü muamele yasağı” hem de “toplantı ve gösteri yürüyüşü”nün ihlal edildiğine dair Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvurunun ardından AYM, “kötü muamele yasağı” yönünden ihlal kararı vermese de “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının” ihlal edildiğine ilişkin karar verdi. AYM’nin verdiği “ihlal” kararına rağmen Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemi bu kez Beyoğlu Kaymakamlığı’nın “yasak” kararı gerekçe gösterilerek 24 haftadır engelleniyor. Tüm bu engelleme, şiddet ve engellemelerine rağmen meydana girmeye çalışan Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, her hafta engellenerek gözaltına alınıyor.

İHD’nin avukatlarından olan ve aynı zamanda kayıp yakını olan avukat Jiyan Tosun, Galatasaray Meydanı için verilen yasak kararını, hukuki süreçleri ve yaptıkları suç duyurusu başvurularına dair değerlendirmelerde bulundu.

BM Uzmanlarından Filistin Devletini Tanıma Çağrısı BM Uzmanlarından Filistin Devletini Tanıma Çağrısı

‘DİLEKÇELER YANITSIZ KALDI’

AYM’nin “ihlal” kararını Beyoğlu Kaymakamlığı’na gönderdiklerini belirten Tosun, “AYM kararına uyun” şeklinde sık sık kaymakamlığa gönderdikleri dilekçelerin yanıtsız kaldığını söyledi.

İDARE MAHKEMESİ DAVAYI REDDETTİ

İstanbul Valiliği’nin “genel emir” kararına karşı geçen yıl İstanbul 10’uncu İdare Mahkemesi’nde açtıkları “yürütmeyi durdurma” yönündeki dava taleplerinin iki hafta önce 2577 sayılı kanunun 27'nci maddesi  koşullarının bir arada gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiğini belirten Tosun, yargı sürecinin itiraz üzerine İstinaf mahkemesinde halen devam ettiğini söyledi. Mahkemenin valiliğin “genel emirine” ilişkin ise bir karar vermediğini ifade eden Tosun, “Kolluk da buna istinaden her seferinde müdahale ediyor. Her hafta kolluk, Valiliğe bir yazı yazarak bu yasaklamayı talep ediyor ve kaymakamlıkta başka hiçbir gerekçe sunmadan emniyetin gönderdiği talep yazısının altına ‘olur’ şeklinde imza atarak yasaklama kararı veriyor” dedi.

‘POLİSLERİN SORUŞTURULMASI ENGELLENİYOR’

Her hafta düzenlenen eylemlerde polisler hakkında ayrı ayrı suç duyurularında bulunduklarını ifade eden Tosun, “Şimdiye kadar 943’ncü hafta için savcılık soruşturma izni verilmesi talebiyle valiliğe başvurdu. Valilik, ‘soruşturma izni verilmemesi’ yönünde kararını bir ön inceleme raporuyla; aslında hiçbir araştırmada yapmaksızın, suça karışan polislerin ifadesini almadan, polisleri tespit etmeden, görüntüleri de incelemeden ‘soruşturma izni verilmemesi’ kararı verdi. Biz de o karara karşın idare mahkemesine itiraz yoluna gittik. Ama henüz sonuçlanan bir şey yok. Diğer 23 hafta için ise soruşturmalar devam ediyor şu anda” ifadelerine yer verdi.

Tosun, eylem nedeniyle Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucularına karşı her hafta ayrı ayrı soruşturmalar açıldığını da sözlerine ekledi.

YENİ BAŞVURU HAZIRLIĞI

AYM’ye yeni bir başvuru yapma hazırlıklarının olduğunu belirten Tosun, “Yapacağımız başvuru konuları ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü, özellikle ters kelepçenin ya da darp edilmenin söz konusu olduğu haftalar için de kötü muamele yasağı gibi başvurular yapacağız. Yine kapsamını da ona göre değerlendireceğiz. Etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle ‘adil yargılanma hakkı’ kapsamında da başvuracağız” diye belirtti.

‘DAYANIŞMAYA İHTİYAÇ VAR’

AYM’nin “ihlal” kararını yaklaşık 4,5 yıl geçtikten sonra verdiğini hatırlatan Tosun, AYM kararlarının geç olmasından kaynaklı etkilerinin de alana yansımadığını belirtti. Galatasaray Meydanı’na ulaşabilmek için politik atmosferin değişmesi gerektiğine dikkat çeken Tosun, şöyle devam etti: “Türkiye’de şu anda ciddi bir şekilde özellikle toplantı, gösteri yürüyüşü ve ifade özgürlüğü anlamında, elbette ki diğer haklar anlamında da ciddi bir baskı döneminden geçiyoruz. Cumartesi Meydanı, kayıp yakınları için çok önemli çünkü bir buluşma mekanı. Bu meydana bir an önce ulaşabilmenin yolu dayanışmadan geçiyor.” (HABER MERKEZİ)

Editör: İdris YILMAZ