Türkiye açısından büyük öneme sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) seçimine yönelik hazırlanan Swot Analizinde adayların güçlü ve zayıf yanları ele alınırken, tehdit ve fırsatlar da analize tabi tutuldu.

AJANS65 TV - Gazeteci ve Akademisyen Deniz Ülke Arıboğan İBB seçimlerine yönelik bir Swot analizi yayınladı. Öne çıkan iki adayı güçlü, zayıf, tehdit ve fırsatları ile ele alan Arıboğan, Türkiye’nin 31 Mart Pazar günü(çyarın) yerel seçimler için kurulan sandığa gideceğini, her seçim öncesinde olduğu gibi bugünlerde de gerilim yükselmiş olduğuna dikkat çekerek, “Adaylar, liderler, pazarlıklar, matematik hesaplar, anketler vs. masalara yatırılıyor. Biz de İstanbul seçimleri için iddiası olan iki adayı inceleyen bir SWOT Analizi yapmaya çalışalım. Eksiklerimizi okuyanlar tamamlasın” ifadelerine yer verdi.

Sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu tespitlerde bulunuldu:

GÜÇLÜ YÖNLER (STRENGTH)

Murat Kurum :

- Kurum, AKP+MHP ittifakının yani uzun süredir parçalanmayan bir milliyetçi muhafazakar cephenin temsil ettiği iktidar bloğunun adayı. Cumhur ittifakının 2023 Milletvekili seçiminde aldığı yaklaşık oy oranı % 46. Bu oy, aynı bloğun korunması halinde çok adaylı bir seçimde seçilmek için fazlasıyla yeterli. (İstanbul’da AKP %36; MHP ise %6 almış. Yaklaşık 4 puan iki parti dışından gelmiş.) Murat Kurum da İstanbul milletvekili olarak Meclise seçilenlerden.

- Genç, dinamik, 1.90 boyuyla heybetli bir profil ve başkanlık için Binali Yıldırım’dan daha istekli görünüyor. (Not: politik psikoloji bağlamında liderde boy pos da önemlidir; boş geçmeyelim:)

- Devlet bürokrasisinden (eski çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanı) geliyor ve teknik kabiliyetleri yüksek. İnşaat mühendisi ve depreme hazırlanan bir şehir için ‘yeniden yapılanma’ vadediyor.

- Arkasına devletin gücünü açıktan almış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da mitinglerinde açıkça ifade ettiği üzere ‘eğer Kurum seçilemezse, devlet diğer adaylar için yeterli işbirliğini yapmaz’ tehdidi ile destekleniyor. Nitekim AKP tüm bakanları ve vekilleriyle sahaya çıkmış durumda. Kurum, AKP’den çok ‘devletin adayı’ intibaı yaratıyor ve gücünü buradan devşiriyor.

- Düzgün karakterli, iyi eğitimli ve donanımlı bir insan imajına sahip. 3 çocuklu, güzel bir ailesi var.

- Büyük finansal gücü var; kaynakları sınırsız.

- Yerel seçim dinamiği işler de hizmet, teknik donanım, altyapı gibi konular öne çıkarsa iyi bir aday profili olduğu söylenebilir.

Ekrem İmamoğlu :

- Winner karakter dediğimiz, girdiği mücadelelerden galip çıkma özelliği var. Önceki yerel seçimde sadece Beylikdüzü’nde bilinen bir aday olmasına rağmen eski başbakan Binali Yıldırım’ın ve onu ciddi şekilde destekleyen cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına çıktı ve yendi. Üstelik 2 kere. CHP kongresinde ise Özgür Özel’e destek vererek parti içinde çok güçlü olarak bilinen siyasi bir damarın yenilmesine destek oldu. Bir bakış açısıyla Kılıçdaroğlu’nu da yendi. Yani maça çıkınca bir şekilde kazanan bir profil. İki blokun liderini de yenen tek kişi; belki de 3. Yolu temsil ediyor.

- 3. Yolu temsil ettiği için partiler üstü bir algısı ve desteği var. AKP+MHP bloğundan ciddi bir oy kayması sağlıyor. CHP’nin son seçimlerdeki ittifaktan bağımsız oyu İstanbul’da %28, Cumhur ittifakı ise % 46. İmamoğlu CHP’nin adayı gibi değil de, CHP’ye rağmen aday gibi bir intiba yaratıyor. Biraz Obamavari bir konumlanış bu; yani Amerika’ya rağmen ABD başkanı seçilme durumu. Partiden değil, halktan destek görüyor. Özellikle Kürt seçmen DEM merkezinden gelebilecek negatif talimatı bile dinlemeyebilir. Bir tür gönülbağı oluşmuş durumda. Keza geleneksel AKP seçmeni olan Karadenizli tayfa da İmamoğlu’na yönelecek gibi. Kürtlerle Karadenizlileri, laiklerle muhafazakarları birleştirebilen bir profil. Camiye de gidiyor, içkili restorana da; dans da ediyor Yasin de okuyor.

- Gençliği var, dinamik ; halka çok yakın, sokaklarda yürüyemiyor. Star ışığı parlıyor.

- Lider imajı oturmuş durumda; ön plana çıkan bir first lady’si ve 3 çocuklu güzel bir ailesi var.

- İmamoğlu sürekli mağdur ediliyor; onun girdiği seçimler tekrarlanıyor; seçimlere girmesin diye garip siyasi davalar açılıyor; parti içinden para sayma görüntüleri sızdırılıyor; adam yine de ayakta imajı fazlasıyla oturmuş durumda. Birçok kişi onun Tayyip Erdoğan’ın CHP versiyonu olduğunu söylüyor.

- Finansal gücü var ama sınırlı.

- Genel seçim dinamiği işler de siyasi temsil, kimlik, ideoloji gibi faktörler geçerli olursa ideal bir aday profili denilebilir.

ZAYIFLIKLAR (WEAKNESS)

Murat Kurum

- Kurum, siyasetçi değil de sanki teknik adam tipinde bir profil; oysa oy kazanmak için halka dokunabilen bir siyasi esneklik gerekiyor. Doğrucu Davut görüntüsünde olmakla birlikte sıcaklık ve samimiyet algısı yaratamıyor. Çocuksu bir görüntüsü var ve gençlikten ziyade toyluk imajı oluşturuyor.

- Mitinglerde çok zayıf; kalabalıklara hitabeti iyi değil. Bu tür bir hazırlığı ve eğitimi olmadığı için hata yapabiliyor. Bazen komik duruma düştüğü de oldu.

- Çevre ve şehircilik bakanlığı döneminden kalma sorumluluk ve yükleri var. Özellikle maden kazası konusu imajını biraz yıpratmış görünüyor.

- Devletin gücünü göstermek adına tüm bakanların onun arkasına geçmesiyle birlikte mahalledeki kavgaya kendi gücü yetmeyince abilerini sokağa çağırmış zayıf çocuk konumuna geldi gibi görünüyor. Bu taktik, zihinlerde güçten çok zayıflık algısının inşa edilmesine yardımcı oluyor.

- Kişisel karizması zayıf; İletişimini götürenlerin sokaklara astığı afişlerde bile fotoğraflar sanki özellikle itici olsun diye kullanılmış.

- Orta Anadolu’nun yiğit genci olarak elinde silahla teröristle çatışan asker imajı İstanbul’da ters etki yapabilir. Özellikle Kürt seçmenin kolektif bilinç altı İstanbul’un sonuçlarına etki edecek gibi. Milliyetçi seçmen için olumlu görünen bir fotoğraf, diğer taraftan zayıflık yaratabilir.

- İstanbul AKP teşkilatı ile bağı çok güçlü görünmüyor. İstanbul dan çok Ankara’nın desteği ön plana çıkmış durumda

Ekrem İmamoğlu

AKP-MHP-Kayyım Belediyeleri İçin Araştırma İstedi AKP-MHP-Kayyım Belediyeleri İçin Araştırma İstedi

- Siyasi kariyerine İstanbul’un belediye başkanı değil, Ankara hedefli bir siyasetçi olarak yön verdiği algısı çok yaygın. Belediye işlerinden çok 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ve sonrasında CHP’nin iç siyasetine odaklandığı düşünülüyor. Hedefinin İstanbul olmadığı açık.

- Belediye başkanlığı dönemindeki icraatları sınırlı. Halkta Ankara tarafından engellendiği fikri yaygın olsa da (ki kısmen doğru) televizyon programlarında “bilmiyorum, hatırlamıyorum” gibi ifadeler kullanmış olması aleyhine işliyor. İstanbul’un teknik sorunlarını çözme konusunda çok da etkin bir başkan değil imajı var. Yaptıysa bile bunu anlatamıyor. Özellikle Ankara ile yetki paylaşması gereken durumlarda sıkıntı yaşadığı açık. Halk yapılamayan icraatların nedenini bilemediğinde sorumlu olarak yerel yetkiliyi suçluyor.

- Konformist ve işinden çok özel hayatını önceleyen, tembelliğe meyyal bir imajı var. Özellikle farklı krizli dönemlerde ailesiyle tatilde olması ve bu konuda taviz vermeyeceğini, tatile ihtiyacı olduğunu söylemesi bu imkana asla sahip olmayan insanları kızdırıyor; iktidar bloğunun eline de çok güçlü bir imaj inşa seti sunuyor. (Adı 9’a çıkanın 8’e inmemesi durumu😊)

- CHP parti teşkilatı kendisinden pek hoşlanmıyor gibi. Üstelik partide alternatif lider rolünü üstlenmesi ve İstanbul’un dışındaki bölgelerin adaylarının belirlenmesine de dahil olması dolayısıyla parti içerisindeki bazı grupların hedefi durumunda. Kazansa da fazla güçlenmesini istemiyorlar.

- Eşinin ve kendisinin Kürt seçmenle ve Demirtaş ailesiyle yakınlığı bir grup milliyetçi seçmen tarafından hainlik olarak görülüyor

- Devletle olan negatif ilişkisi ve kendisine yönelik Demokles’in kılıcı gibi kafasının üzerinde sallanan siyasi davalar onu zayıflatıyor. Bazen çaresizce başına geleceği bekler gibi bir hali var. Korunmasız görünüyor.

TEHDİTLER (THREATS)

Murat Kurum

- Ekonomik durum çok kötü ve kendisi bu durumun sorumlusu olan iktidarın adayı. Hükümete olan öfke ona yansıyor.

- Genel gidişten memnun olmayan ama Türkiye’yi yönetmek için iktidar dışındaki alternatiflerin yetersiz olduğunu düşünen seçmen için yerel seçimler her zaman bir uyarı ve cezalandırma aracıdır. Bu seçmenin iktidarla konuşma biçimidir ve bu yerel seçimde de bu uyarı tepkisinin hayata geçmesi muhtemel görünüyor.

- Özellikle Türkiye sathında 16 milyon emeklinin durumunda ciddi bir düzeltilme yapılamadı. İstanbul tüm Türkiye’de yaşam şartları açısından en zorlayıcı il; en zor adaylık İstanbul adaylığı.

- Gençlerin eğilimi anketlerde görüldüğü gibi Ekrem İmamoğlu’ndan yana. Özgürlüklerin kısıtlanması, festivallerin yasaklanması, aşırı muhafazakarlık gibi konular onları muhalefet blokuna yönlendiriyor ve genel seçimlerdeki gibi onları motive edebilecek Teknofest, güçlü savunma sanayi gibi konular yerel seçimde işlevsiz kalıyor.

- Yeniden Refah Partisi ciddi bir itiraz merkezi olarak ivme kazanmış durumda. Daha önce aldıkları yaklaşık %3’lük oyu 5’lere kadar çıkarabilme imkanları var. Anlaşmaya razı olmuyorlar ve bir sonraki seçim için boy gösterme konusunda iddialılar. Yerel seçimle fazla ilgilenmiyorlar. Milliyetçi muhafazakar bloktan kopabilecek bu oyun anlamı seçimin kaybedilmesi olabilir.

Ekrem İmamoğlu

- Genel seçimlerdeki Millet ittifakı dağıldı ve hatta birbirini hedef almaya başladı. Matematik olarak yeniden o oy oranlarına çıkması zor görünüyor. Özellikle DEM seçmenindeki bölünme en büyük risk faktörü gibi görünüyor. DEM hem erimeden var olduğunu göstermek hem de diğer taraftan Erdoğan’a kazandırmamak adına içine düştüğü ikilemi oylarını bölerek aşmaya çalışacak gibi duruyor.

- İktisadi koşulların kötülüğü insanlarda devlet olmazsa hiçbir şey yapılamaz; en güçlü kurum neredeyse ona yönlenelim duygusunu oluşabilir. Nitekim deprem sonrası o bölgeden alınan oyların kaynağı travma sonrası güçlü olanın kolunun kanadının altına girme eğilimini yansıtmıştı. İstanbullular ekonomik açıdan travmatik koşullardalar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, oyların Kurum’a gelmemesi halinde İstanbullulara bedel ödetmeyi vadediyor gibi. Taksi sorununun bile devlet destek olmayınca çözülemeyeceği daha önce ispatlandı. İmamoğlu yeniden belediye başkanı seçilse bile işlevsiz kalabilir düşüncesini yabana atmamak lazım.

- İmamoğlu’nun kampanyası İstanbul’un metropol olmaktan ve yoğun göçten doğan sorunlar yerine yaşan stili, ideolojik kimlik, ötekilik gibi psikopolitik faktörlere öncelik veriyor. Yani bir genel seçim havasında yürütülüyor. Bu yerel seçim motivasyonunda olan muhalif seçmende pasiflik yaratabilir.

- Meral Akşener ve İYİ partinin daha önce tüm gücüyle cumhurbaşkanı adayı olmasını istediği İmamoğlu’na karşı cephe açmış olması kısmi bir oy kaybına yol açacaktır. İYİ partinin sadece aday çıkararak değil, hedef alarak da hem Yavaş’ı hem de İmamoğlu’nu zayıflatma arayışında olduğu görülüyor. Seçim sonrası bir milliyetçi toplaşma/yakınlaşma ihtimali mevcut gibi.

- CHP’de özellikle Kılıçdaroğlu yanlısı alevi kökenli seçmen oy sandığını protesto edebilir. Parti desteği oldukça zayıf ve canla başla çalışılmadığı görülüyor. İmamoğlu fazla güçlenirse bela olur kaygısı yaygın.

- İktidar bloku bütün medya gücüyle anti-itibar ve imaj çürütme kampanyasına odaklanmış durumda. Para sayma görüntüsü gibi medyada aşırı vurgulanan bazı görüntüler az da olsa olumsuz etki yaratabilir.

- Belediye Meclisi iktidar blokunda kalırsa İmamoğlu’nun siyasi davalardan mahkum olması ve hatta bir kayyum tehlikesi de hep mevcut hissi uyandırılıyor. (utanılacak bir durum ama böyle)

FIRSATLAR (OPPORTUNİTİES)

Murat Kurum

- Millet ittifakının dağılması milliyetçi-muhafazakar seçmelerden bir bölümünün iktidar blokuna geçmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle Meral Akşener’in artık Erdoğan yerine muhalefete itiraz eden bir konuma yerleşmesi İYİ parti seçmenini etkileyecektir.

- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen çok sayıda olmasa bile eski göçmen nüfusun kısmi bir etkisi olabilir. Unutmamak lazım ki İmamoğlu geçen seferki ilk seçimde 13 bin oy farkla kazanmıştı. Yani kafa kafaya bir seçimde birkaç bin oy anlamlı bir fark yaratabilir.

- Geçen seçim döneminde AKP Kabinesine yönelik itiraz ve olumsuz yargılar yüksek iken, bu seçim döneminde dışişleri, içişleri, ekonomi vs. bakanlıkların faaliyetleri muhalif seçmen tarafından çok olumsuz algılanmıyor; aksine destek var. Yani muhalif seçmeni konsolide eden faktörlerden birinin etkisi azalmış durumda.

Ekrem İmamoğlu

- Karşı tarafta Yeniden Refah’ın yarattığı boşluğu doldurabilecek bir oy kayması yok, kaldı ki İmamoğlu’nun bu seçimde CHP liderinin kolektif bilinçaltlarına hitap edecek şekilde Alevi-Kürt kimliğini vurgulayan bir propagandanın hedefi olması zor. Yani İmamoğlu iktidar blokunun avantajına çalışan önemli bir sosyopolitik kimlik yükünden kurtulmuş olarak seçimlere giriyor.

- İYİ partinin ve Meral Akşener’in, Kürt seçmen üzerinde etkisi olan o eski kötü hafızanın ve Meral ablasının kolunun kanadının altında tecrübesiz bir siyasetçi imajının yükünden de kurtularak seçime gidiyor.

- Millet ittifakının dağılması yüzünden İmamoğlu’ndan dışarı akan oyun yerine, AKP+MHP blokundan oy geliyor. Sırf Millet ittifakının bazı bileşenlerinin varlığı yüzünden CHP blokuna gelemeyen oy, artık o bileşenlerin resmi varlığı olmadığı için İmamoğlu tarafına gelebiliyor. İmamoğlu’na gelmeyen ve ayrılan oy dışa akarken, Cumhur blokundan kopan oy ise İmamoğlu’na kayabildiği için çarpan etkisi yaratıyor. Cumhurdan gelen 3 puanlık oy rakipten eksilince diğer tarafta 6 puanlık fark yaratıyor.

- Kampanya çok sert geçmiyor ve Ramazan etkisi dolayısıyla pasifize olması muhtemel seçmen Cumhur ittifakı blokunda yer alıyor. Ramazanı kendi köylerinde memleketlerinde geçirmek isteyen yaşlı seçmenin sırf oy kullanmak için İstanbul’a dönmesi pek beklenmiyor.

- Ne olursa olsun, ne kadar itiraz ederse etsin CHP seçmeni son kertede sandığa gidiyor, çünkü ister yerel ister genel, isterse referandum olsun tüm seçimleri var olduğunu göstermek ve iktidar tarafından saygı duyulmak için bir araç olarak kabul ediyor.”(HABER MERKEZİ)