Covid-19 sürecinde “Türkiye’nin ilk yerli ve milli aşısı” denilerek Sağlık Bakanlığı tarfından tanıtımı yapılan TURKOVAC aşısının akıbetine ilişkin sorular yanıt bulamıyor. Ne kadar üretildi, maliyeti ne oldu, halen üretiliyor mu sorularının yanıtı yok.

AJANS65 TV  - Covid-19 sürecinde kimi ülkelerin aşı ürettiklerine yönelik açıklamalarından sonra Sağlık Bakanlığı da yaptığı açıklamada Türkiye’nin de kendi aşısını ürettiğini açıklamıştı. “Türkiye’nin ilk yerli ve milli aşısı” denilerek büyük kampanyalarla tanıtılan TURKOVAC aşısı ‘sır’ oldu. Aşının üretiminden bu yana yıllar geçti ama “Aşı halen kullanımda mı, kaç kişiye uygulandı, aşının üretim maliyeti ne oldu’’ gibi sorular yanıtsız kaldı.

ACİL KULLANIM ONAYINI ALMIŞTI

Erciyes Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) işbirliğiyle geliştirilen TURKOVAC, 22 Aralık 2021’de acil kullanım onayını aldı, Ocak 1922’den itibaren de vatandaşlara uygulanmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TURKOVAC ‘ı tüm insanlıkla paylaşmaktan memnuniyet duyacaklarını söylerken dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ise bu aşıya karşı çıkanlara “Kanı bozuklar” demişti.

HAİN İLAN EDİYORLARDI...

CHP eski Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, “TURKOVAC diye bir COVID aşısı vardı, piyasada olmamasına rağmen vurdurmayanı hain ilan ediyorlardı. Ne oldu o aşı” diye sordu. CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko ise “Sağlık Bakanı her nedense TURKOVAC aşılarıyla ilgili sorulara cevap vermiyor. Burada 90 milyon yurttaşımızın vergisi, alın teri, emeği var. Bu aşıların akıbeti ne oldu? Ne kadar para harcandı? Bunların kamuoyuna açıklanması gerekiyor” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in TURKOVAC aşısının maliyeti ile ilgili sorusuna, “Katbekat düşük fiyat” yanıtını vermekle yetindi. Emir, “Yerli ve milli aşı diye ortaya çıktılar ama bugüne kadar TURKOVAC aşıdan ne kadar üretildi, ne kadar maliyet çıktı, hiçbiri açıklanmıyor, gerçekleri milletten saklıyorlar’’ dedi. Uzmanlar ise, “Üretimi devam ediyor mu bilmiyoruz ama dağıtımda değil. 40 bin vakalık faz 3 çalışması planlandı sonra kesildi’’ dediler.

Independet Türkçe'de yer alan haberde ise Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, "Turkovac aşısına ne oldu" sorusuna şu yanıtı verdi:

Aşı üretim süreçleri dünyadaki en zahmetli ve denetlenmesi gereken bir aşamadır. Hala üretimi devam ediyor mu bilmiyoruz ama dağıtımda değil en azından. Bazı merkezlerde var mı onu da bilmiyoruz, benim merkezimde yok. Konu ile ilgili akademik bir bilgi akışı olmadı bize. Dolayısıyla bilmiyorum demem daha doğru olur. Ama umulduğu gibi gitmedi demek yerinde olacaktır diye düşünüyorum."

'ZAMANINDA YETERİ KADAR ÇALIŞILIP VERİ ELDE EDİLMEDİ'

Turkovac aşısı için zamanında "yeteri kadar çalışılıp veri elde edilmeden piyasaya sunuldu" dediklerini ve bu nedenle kimilerinin "vay bunlar yerli aşıya karşı" gibi sözlerle karşılaştıklarını anımsatan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, "Ama sonra aradan aylar neredeyse bir yıl geçti ve aşı herhangi bir ülke ya da otoriteden ruhsatı alamadı. Sadece bizde değil, dünyanın her tarafında aşının etkinliğine karşı şüpheler var" dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

Çünkü bir aşının geliştirilmesi ve dünyada uygulanmasının belli şartları var. Bilinmeyen şeyler değil, bilimin kanunları bunlar. Nasıl ki siz anayasayı değiştiremiyorsanız bu da değişmiyor. Sinovac aşısını aynı şekilde taklit ettik. Yani Çinlilerin geliştirip bizim de işte uzun süre kullandığımız aşının aynısını yapmaya çalıştık. Bu faz 1,2 ve 3 dediğimiz aşamalarda 3 farklı çalışmanın yapılması gerekiyordu ama maalesef neden olmadığını bilmiyoruz. Başta 40 bin vakalık bir faz 3 çalışması planlandı. Başlandı ama bin 200 vakaya gelindiğinde ‘artık çalışmaya gerek duymuyoruz" denildi ve insan çalışması olmayan, ruhsat için yeterli kriterleri taşımayan bir aşı yaptık. Şu anda bu aşı ne kadar etkidir, özellikle yeni çıkan varyantlarda etkili midir? Doğrusu elimizde hiçbir veri yok."(HABER MERKEZİ)

LGS Sınavında Soru Tartışması: Ders Kitaplarında Bulunmayan Bilgi! LGS Sınavında Soru Tartışması: Ders Kitaplarında Bulunmayan Bilgi!

Editör: Muhittin Botan