Ankara Pideciler ve Simitçiler Odası Başkanı Savaş Delibaş, simit fiyatını valilik onayı ile 15 liraya çıkardıklarını açıkladı. Ancak daha sonra kendilerine gelen talimat nedeniyle zammı geri çektiklerini söyledi. İktisatçı Profesör Duran Bülbül konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

AJANS65 TV - Hayat pahalılığı nedeniyle yurttaş geçinmekte zorlanırken, Ankara’da geçen günlerde dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Ankara Pideciler ve Simitçiler Odası Başkanı Savaş Delibaş, simit fiyatını valilik onayı ile 15 liraya çıkardıklarını açıkladı. Cumhuriyet’te yer alan habere göre, daha sonra kendilerine Ticaret Bakanlığı’ndan talimat geldiğini açıklayan Delibaş, “Ticaret Bakanlığı’nın talimatı ile zammı geri aldık. Haftaya 12,5 TL yapacağız ve 31 Mart seçimleri sonrası da ayarlama olacak” dedi.

Söz konusu ‘talimatın’ ardından akıllara “zamlar seçim sonrasına mı saklanıyor” sorusu geldi.

‘FİYATLAR DONDURULMALI’

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan İktisatçı Profesör Duran Bülbül, “Benzin, enerji fiyatları, vergi ve harç ücretlerinde herhangi bir baskılanma uygulanmıyor.

İktidar, haksız bir rekabet oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Bülbül, “Siyasi iktidar, özellikle bir algı yönetimi yaparak daha önce soğan ve patates olaylarında yaşadıklarımızı şimdi simit olayında yapıyor. Siyasi iktidarın burada simitçilere uğraşacağına, ülkedeki tüm gıda maddelerinin fiyatlarını bir yıllığına dondurmalıdır” dedi.

8. Yargı Paketi, Genel Kurulda Kabul Edildi 8. Yargı Paketi, Genel Kurulda Kabul Edildi

‘SİMİT İLE UĞRAŞACAĞINA...’

“Ahlaki olan, adalete uygun olan budur” diyen Bülbül, “İktidar eğer gerçekten halkı, yoksulu, fakiri ezdirmek istemiyorsa, halkı yoksullaştırmak, mülksüzleştirmek istemiyorsa yapılması gereken tek şey budur. Tek tek simit, peynir, zeytin ile uğraşmak yerine böyle bir adım atmalıdır. Bunu yapacak yetkileri vardır” ifadelerini kullandı.

‘ENFLASYON YÜZDE 200’E ULAŞACAK’

İktidarı ‘yoksul halkı düşünmemekle’ eleştiren Bülbül sözlerine şöyle devam etti:

“Ürünlerde dışa bağımlı hale gelindiği için ithal ürünlerde sabit kur sistemine geçilebilir. Ayrıca, fiyatların düşebilmesi için en yüksek maliyetli olan taşıma maliyetinde vergi harcaması yoluyla taşıma şirketlerinin maliyetleri sıfıra çekilebilir. Yaklaşık olarak bugün bütçede 2.2 trilyon vergi harcaması var. Bu vergi harcamasının bir kısmını gıdadaki ürünlere yansıtırsa, gıda ürünlerini halk yaklaşık olarak yüzde 30 daha ucuza alabilir. Ancak siyasi iktidar, işi algı yönetimine yönlendirdiği için gücü sadece simitçilere yetiyor. Oysa iktidarın yapması gereken tek şey acilen benzin, gıda fiyatlarını dondurmaktır. İktidar bunu yaptığı takdirde halka karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olur. Şu anki bütçe seçim bütçesi. Fiyatlar baskılansa da baskılanmasa da, tüm ürünlerde seçim sonrasında en az yüzde 100 zam olacağı kesindir. Fiyatlarda yüzde 100 artış olduğunda enflasyon en az yüzde 200’ler düzeyine ulaşacak. Halk daha da yoksullaşıp fakirleşecek. Bu da beraberinde korkunç bir durgunluk, işsizlik, iflas, yoksullaşma ve göçleri getirecek.”(HABER MERKEZİ)