Grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin İstanbul eşbaşkanlarını tanıtarak, "Biri Edip Solmaz'ın biri Terzi Fikri'nin geleneğinden geliyor" dedi.

AJANS65 TV –Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti),  Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bakırhan, günlerdir ülkede seçimlerin tartışıldığına dikkat çekerek, “Ama basını takip ettiğimizde sanki sadece DEM Parti seçime girecekmiş gibi tartışıyorlar. Bu gayet normal çünkü genel seçimlerde ana muhalafet partisi olmaya aday bir partiyiz. Yerel seçimlerde kilit bir partiyiz. Her gün ağzını her açan DEM Parti'yi konuşuyor ama bizden kimse yok tabi, bizim adımıza konuşuyorlar. DEM Partinin bağımsız ve demokratik tercihlerini sorgulamaya kalkıyorlar. Bize ayar vermeye, bir çizgi çizmeye çalışıyorlar. Bilmiyorlar ki biz yıllardır halkın işaret ettiği yolda yürüyoruz. Yürümeye de devam edeceğiz. Bunların çizgi belirlemelerinin bizim için bir anlamı yok” şeklinde konuştu.

'31 MART'TA TÜRKİYE'Yİ DEM'İN RENKLERİYLE BOYAYACAĞIZ'

Bakırhan, DEM Parti'yi siyasi parti olarak değil de oy deposu olarak görenler kulaklarını iyice açmaları gerektiğini ve kendilerini iyi izlemelerini isteyerek, “Üçüncü yolu neden kararlılıkla savunduğumuzu bu toplantıda anlatmaya çalışacağız” dedi.

Bakırhan, “31 Mart'ta Türkiye'yi DEM'in renkleriyle boyayacağımıza emin olabilirsiniz. Türkiye'de başrolünde iktidar ve muhalefetin olduğu bir oyun oynanıyor. Halkın gerçek sorunları unutturulmaya çalışılıyor. Halk, bayat ekmek kuyruklarında yaşam mücadelesi veriyor. Gençler göç yollarında gelecek arıyorlar. Emekliler her gün başını yastığa aç koyuyorlar” şeklinde konuştu.

‘SANKİ YENİ DEPREM OLMUŞ GİBİ BİR TABLO VAR’

Bakırhan şu ifadeleri kullandı:

“Geçen hafta deprem bölgesini ziyaret ettik. Emin olun sanki deprem yeni olmuş gibi bir tablo vardı. Hala ağlaşan anneler, kardeşlerimiz var. Cenazelerini arıyanlarla karşılaştık. Ciddi bir umutsuzluk var. Diğer taraftan ülkenin gündemi seçimken kendine muhalif diyen ama iktidara hizmet etmekten başka işe yaramayan tatlı su muhaliflerinin bir gün depremzedelerden, açıktan bahsettiğini göremezsiniz. Onların gündemi farklı.

Bunların tek derdi siyaseti dizayn ederek rant ve çıkar sağlamaktır. Bunlara iki çift laf söylemeyen sözde muhalif yazarlar yatıp kalkıp DEM Partiye hakaret ediyorlar. Kürt halkının meşru temsilcileri rehin alınıyor, belediyelerine kayyım atanıyor ama yine de kimseden çıt yok. Başta İstanbul olmak üzere her yerde adaylarımızı açıkladık. Açıklamadan hemen sonra aklı başkalarının kesesinde olanların paçalarının tutuştuğuna şahitlik ettik. Köşelerinde ekranlarda pespayece tutumlar içerisine girdiler. Biz de onlara diyoruz ki siz zamlara, hak gasplarına, yolsuzluklara, kayyımlara, kaçak seçmenlerine, Kürt sorunundaki çözümsüzlüğüne dair tek bir cümle duydunuz mu? Çünkü bunların derdi iktidarla ana muhalafetle birlikte Kürt halkını yine sömürge gibi yönetmektir.

Diyorlar ki oy hakkınız var ama istediğimiz adaya verin. Hükümet cephesi de diyor ki eşitiz, kardeşiz ama hakkınız yok. İşte bu sömürgeci aklı reddiyoruz. Kürt halkı bir yüzyıl daha sömürge olarak yönetilmeyecektir.

(İstanbul adayları) Biri Edip Solmaz'ın biri Terzi Fikri'nin geleneğinden geliyor. İki arkadaşımız da bu yolları İstanbul'a taşıyacak birikime ve niteliğe sahiptir. Arkadaşlarımızın İstanbul'da çok iyi bir pratik ortaya koyacaklarına inanıyorum.

Edremit’te Halkın Olanı Halka Teslim Edeceğiz’ Edremit’te Halkın Olanı Halka Teslim Edeceğiz’

‘KÜRT SORUNU SEÇİMLERDEN ÖNEMLİDİR’

Kürt sorunu seçimlerden önemlidir. Makamlardan, belediyelerden önemlidir. Kürt sorununu çözmek isteyen iradenin önüde engel değil destek olmaya her zaman açığız. Aday açıklamamızı da kimse pazarlık gibi algılamasın. Bu, ödenen bedellere hakarettir. Biz değer siyaseti yapıyoruz. Hem iktidara hem muhalefete çağrı yapıyoruz. Varsa bir iradeniz ortaya koyun ortaklaşalım.

Hükümet Kürt meselesinin çözümü için adım attı da biz mi karşı çıktık. Adres konusunda sıkıntıları var. Çözümün adresi; Bursa Karacabey'de Susurluk Çayı'nın aktığı ağzın az ötesindeki İmralı adasıdır.

‘KAÇAK SEÇMEN KAYDIRIYORLAR’

32 tane kazanacağımız belediyeye kaçak seçmen kaydırıyorlar. Hani herkesin iradesine saygı gösteriyordun. Peki bu 32 yerleşim yerinde kaydırdığınız seçmenlere ne diyeceksiniz?

Bir de utanmadan Diyarbakır'da 'önümüzü açın, sorunlarınızı çözelim diyorlar' Ankara'da kurt, Diyarbakır'da Kürt oluyorlar.. Kürt halkının yaşadığı kentlerde yol yapmayan,çöpleri toplamayan AKP'li belediyelerin ampülünü söndürecek, hepsini emekli edeceğiz."

Çözümsüz bırakılan Kürt sorunu aynı zamanda çözülen bir Türkiye'dir. Kürt sorunu çözülmedikle Türkiye uçurumun kenarında kalmaya devam edecektir. Kürt sorunu devam ettikçe emekliler aç yatmaya devam edecektir. Bu sorunu çözmek hepimizin lehinedir. Herkesin 15 Şubat komplusu vesilesiyle çözüme, barışa ve tartışmaya davet ediyorum.(HABER MERKEZİ)