ANKARA -CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, etki ajanlığı düzenlemesinin 9. Yargı Paketi'nden çıkarılacağını açıkladı. Emir, 6284 Sayılı Yasa'nın en önemli maddelerinden biri olan "zorlama hapsi" kaldırılacağı kaygısının giderildiğini belirtti.

Özgür Özel'in 'MHP'ye İttifak Çağrısı'na AK Parti'den Yanıt Özgür Özel'in 'MHP'ye İttifak Çağrısı'na AK Parti'den Yanıt

TBMM'de gazetecilerle bir araya gelen Emir, AKP grubu ile yapılan görüşmelerde kendilerine bu konuda söz verildiğini söyledi. "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair düzenlenen 6284 Sayılı Yasa'nın en önemli maddelerinden biri olan zorlama hapsinin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin pakette yer almayacağı ifade edildi" dedi.

Emir, ayrıca etki ajanlığı düzenlemesinin de paketten çıkarılacağı bilgisini paylaştı.

Etki Ajanlığı Nedir? İktidar neden gerek duydu?

AKP’nin Meclis’e sunmayı planladığı 9. Yargı paketine son biçimi verilmedi, ancak Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak metinde yer alan ve “etki ajanlığı” başlığıyla gündeme gelen düzenleme tartışma yarattı.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçu”nu düzenleyen 339. maddesine “diğer faaliyetler” başlığı ile eklenen taslağı iktidar partisi “yeni tip ajanlık faaliyetiyle mücadele” gerekçesine dayandırıyor. İktidar partisi, bu düzenlemeyi "yeni tip ajanlığa karşı mücadele" olarak tanımlıyor ve farklı tekniklerle casusluk yapılabileceğine dikkat çekiyor.

Muhalefet niçin sakıncalı buluyor?

Ancak muhalefetten isimler, metindeki muğlak ifadeler ve kapsadığı alanın net olmaması gerekçeleriyle düzenlemenin yeni bir “cadı avı” dönemi başlatabileceğini savunuyor. Muhalefet, gazetecilerin, sivil toplum örgütlerinin, araştırmacıların kolaylıkla “etki ajanı” ilan edilip tutuklanabileceği konusunda tepkili. CHP, düzenlemenin bu haliyle Meclis’e gelmemesi için şimdiden iktidarı uyarıyor ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını belirtiyor.

CHP’nin gazeteci kökenli isimlerinden Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’e göre de düzenleme yeni bir “cadı avı” süreci başlatabilir. Çakırözer, “Amaçları gazeteciler başta olmak üzere sivil toplumun, muhalefetin sesini kısmak” görüşünü dile getirerek, “Geçen yıl çıkarılan sansür yasası yetmemiş; şimdi, yine muğlak, belirsiz tanımlamalarla etki ajanı damgası vurup düşüncesi, ifadesi, yazısı nedeniyle milyonların sesini kısmak istiyorsunuz” dedi.

Taslak metin neyi öngörüyor?

İktidar partisi 9. Yargı Paketi’ni ay sonunda veya Haziran ayı başında Meclis’e sunmayı planlıyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan teklif taslağı üzerinde Meclis grubu çalışmalarını sürdürüyor.

Teklifte yer alan ve kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak nitelendirilen bir maddeyle TCK’nın 328. maddesinde tanımlanan “casusluk” ve 339. maddesinde düzenlenen “Devletin güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma” suçlarına ek olarak yeni bir suç tanımı yapılıyor.

Teklif taslağında TCK 339. maddesine “A” bendi olarak “diğer faaliyetler” başlığı altında eklenen düzenlemede, “Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin” cezalandırılması öngörülüyor.

Düzenleme kapsamında Türk vatandaşları, kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Suçun savaş, savaş hazırlıkları sırasında veya milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip birimlerde görev yapanlarca işlenmesi ise ceza artırıcı neden olarak sıralanıyor.

Taslakta gerekçe nasıl ifade ediliyor?

Maddeyle “devletin iç veya dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırıldığı” ifade edilerek, “siyasal yarar” tanımı yapılıyor:

“Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir.”

Suçun oluşması için failin, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi, bu yabancı organizasyonun Türk hukukuna göre kurulmamış olması koşulu aranıyor. Söz konusu suç iddiasıyla ilgili savcılıklar soruşturma başlatabilecek, ancak yargılama sürecini de içeren kovuşturma yapabilmek için Adalet Bakanlığı izni aranacak.

MHP’ye göre ‘fon alanlar, hibe yiyiciler’ etki ajanı

Düzenlemeye destek veren MHP ise düzenlemenin uluslararası fonlar ve hibelerden yararlanan bazı kuruluşları hedef aldığını açıklıyor. Düzenlemeyi eleştirenlere sosyal medya hesabından yanıt veren MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ülke dışından “hibe” alıp, “etki ajanlığı” yapanların suç kapsamına alınacağına işaret etti:

“Ülke dışından hibe alan, karşılığında etki ajanlığı yapan, yabancı bir gücün çıkarlarını gözeten her türlü ‘hibe yiyici’ kişi ve kurumun bu yasa teklifini desteklemesini milli menfaatlere uygun açıklama yapmasını zaten beklemiyoruz.”

Editör: İdris YILMAZ