Son günlerde ‘kamuda tasarruf’ çağrıları sıkça dile getirilirken, aktif görevde olmayan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e tahsis edilmiş 75 koruma ve 17 makam aracı olduğu iddiaları kamuoyunda tartışma yarattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "kamuda tasarruf" çağrıları, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Her kurumda tasarruf tedbirlerine uyulmaya çalışılırken, eski Cumhurbaşkanları Abdullah Gül ve Ahmet Necdet Sezer'in makam araçları ve koruma ekipleri de mercek altına alındı.

 GÜL’ÜN 17 LÜKS MAKAM ARACI

Aydınlık gazetesinden Kaan Özbek’in Emniyet Genel Müdürlüğü Koruma Daire Başkanlığına yakın kaynaklardan elde ettiği bilgilere göre, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünissa Gül'e tahsis edilmiş toplam 17 makam aracı bulunuyor. Bu araçlardan ikisi zırhlı Mercedes, biri ise Audi marka. Ayrıca, Gül'ün koruma ekibinde 75 polis bulunduğu iddia ediliyor. Makam araçlarından biri eşi tarafından kullanılırken, yedek olarak tutulan diğer zırhlı Mercedes dışında kalan 14 araç koruma ve sekretarya hizmetlerinde görev yapıyor.

Türkiye'nin İşsizlik Oranı %8,5'e Düştü, İşsiz Sayısında Hafif Azalma Gözlendi Türkiye'nin İşsizlik Oranı %8,5'e Düştü, İşsiz Sayısında Hafif Azalma Gözlendi

 İDDİALARA CEVAP VERİLMEDİ

Gül'ün makam aracının, radyasyona karşı korumalı camlar ve özel güvenlik cihazlarıyla donatıldığı belirtiliyor. Konuyla ilgili doğrulama yapmak amacıyla ulaşılan Abdullah Gül’ün Basın Danışmanı Birol Avşar, soruları yanıtsız bıraktı.

 SEZER'İN MÜTEVAZI DÜZENİ

Öte yandan, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in kullanımında yalnızca iki makam aracı ve dört koruma görevlisi bulunuyor. Bu araçlardan biri, Sezer'in koruma ekibi tarafından kullanılıyor. Sezer'in mütevazı araç ve koruma düzeni, Gül’ün geniş kapsamlı koruma ve araç filosuyla büyük bir tezat oluşturuyor.

 GÜL’ÜN GÖREV SÜRESİ VE SONRASI

Abdullah Gül, 28 Ağustos 2007'den 28 Ağustos 2014'e kadar Türkiye Cumhurbaşkanlığı görevini yürüttü. Görev süresi bittikten sonra da kendisine tahsis edilen lüks araçlar ve geniş koruma ekibi, ‘kamuda tasarruf’ çağrılarıyla çelişki yaratıyor. Görevini 28 Ağustos 2014'te Recep Tayyip Erdoğan'a devrettikten sonra bile, bu denli büyük bir araç ve koruma düzeniyle halkın vergileri üzerinde nasıl bir yük oluşturduğu sorgulanıyor.

 TASARRUFUN NERESİ?

Erdoğan ve Şimşek'in "kamuda tasarruf" çağrıları yaparken, eski bir Cumhurbaşkanına bu kadar lüks ve geniş kapsamlı bir hizmet verilmesi, halkın vergilerinin nasıl harcandığı konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Kamu hizmetlerinin kısıldığı, harcamaların kısıtlandığı bir dönemde, bu denli savurganlık ne kadar kabul edilebilir? Tasarruf önlemleri gerçekten herkesi kapsıyor mu, yoksa bazıları için ayrıcalıklar mı var?

Bu durumu eleştirenler, kamu kaynaklarının daha etkin ve adil kullanılmasını talep ediyor ve tasarrufun sadece kâğıt üzerinde kalmamasını, herkes için eşit uygulanmasını istiyor. Bu kadar büyük bir çelişki, tasarruf söylemlerinin samimiyetini sorgulatıyor.

Editör: İdris YILMAZ